İzleyiciler

19 Ağustos 2017 Cumartesi

Tebliğ ve İletişim

İnsan çoğu zaman kendisine en yakın bulduğu arkadaşı ve sırdaşıyla ancak uyum halinde olabiliyor denebilir. Böyle kişiler evlilikte de, iş ortaklığında da, seyahatte ve yemekte de birbiriyle birlikte  olmaktan büyük keyif alabiliyorlar. Böyle kişilerin aralarında fikir ayrılığı olsa bile, sanki erkek karşısındaki kadının  erkek hali, kadın da karşısındaki erkeğin kadın hali şeklinde,  samimi duygular bütünüyle birbirine geçebiliyor.  

Yapılacak şey önce karşımızdakini sevabıyla ve günahıyla olduğu gibi kabul etmek; sonra da onun olumlu yönlerini övmek, onu yüceltmek, olumsuz yönlerinin  düzeltilmesinde ona yürekten destek çıkmaktır. Bu bir nevi sahiplenme duygusudur. İyilikte ve kötülükte birbirini anlayarak hayat mücadelesi vermek  birbirinin yanında olma halidir. Birbirini seven, birbirini anlayan ve birbirini  sahiplenen kişiler arasında saygısızlık, çekememezlik, iinat, kibir, bencillik olamaz. 

İnanç değerlerinde iyi insan olmak sadece sevdiğin kişilere iyi davranmakla sınırlı kalamaz. İyi insan bütün insanlara, bütün yaratıılmışlara karşı sevgi, şefkat ve merhametini göstermelidir. O zaman kişiler birbirine hakikat yolunu açabilir. Bu yolda yürümek şuurlu insanların işidir. Dünyada tatmin duygusu yaşamak ve manevi doygunluğa ulaşmak; hakikat yolunda, şuurla hep birlikte olmaktır.

Profösör

3 Temmuz 2017 Pazartesi

Ahlaklı Olmak


şverenin gözü çalışanın üzerinde" başlıklı bir inceleme yazısıyla karşılaştım  gazete sayfalırında. Aslında bu inceleme yazısı insan kaynakları haberlerini yansıtan bir gazetenin ilavesinde görünce  bu çalışmanın yararlı olacağı düşüncesini taşıyorum.  Her insan  günümüzde iyi bir işe sahip olmak ister. Onun için tahsil hayatı boyunca kendini, at yarışlarında koşturan bir koşu atı gibi hisseder. Bütün mesele paralı bir meslek sahibi olmak. Yeter ki iş çok para getirmeli, makam mevki, şan şöhret  sahibi olmalı, Maddeten sınırları aşmalı. Oysa böyle bir bakış adam olmaya yetmiyor. Bir şey eksik kalıyor.  O da çağdaşlık kandırmacasıyla ne yazık ki; manevi olarak inançtan ve ahlaktan uzak kalmak. İnsan maddeten ve manen tatmin olduğu zaman kendini dengede hissediyor; o zaman huzur ve mutluluğu bütünüyle tadıyor.
....
Beni en çok düşündüren konu; her insanın başına  bir polis dikip, o insanı kontrol altında tutamazsınız. Zaman gelir, polisin başına da polis dikmek zorunda kalırsınız.  Diyeceğim odur ki; ahlaki toplum olmak zorundayız. Huzurumuz, mutluluğumuz ve kurtuluşumuz ahlaki toplumun eğitimine ve tahsiline borçluyuz. Toplum olarak önce ailerden başlayarak ahlaki terbiye göreceğiz, sonra da sistematik olarak okullarda ahlak temelli, liyakatiyle  hizmet gören bireyler olarak yetişeceğiz. O zaman işveren de olsak, çalışan da olsak, adalet duygusuyla, liyakatimizle ve ahlaki reflekslerimizle çalışmalarımızı sürdüreceğiz. 
.....
Günümüzde herşey kayıt altında. İnsanların özel ve tüzel kimlik ve kişiliklerini öğrenmek çok basitleşti diyebiliriz. Bir insanın ahlaken ve birikimlerini internet sayesinde öğrenmemiz artık çok kolay. O insanın sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlarına bakmak yeterli sayılacaktır. Bir insanın kağıda döktüğü el yazısından karekter yapısını belirlerken, artık her şey ayan beyan hale geldi diyebiliriz. Buradan yola çıkarak internetle içli dışlı olan insan iş yerlerinde interneti özeli için kullanabilmektedir.  Ahlak öyle bir şey ki bir çalışan, işverenin yasaklamasına rağmen, bir çok yoldan internete mesai saatleri içersinde ulaşabiliyor. Nedense kendini bu yasağı çiğnemekten alıkoyamıyor. Bundan doalyı, doğal olarak işveren çalışanı işten çıkartma hakkını kullanabiliyor.
.....
Gerçekten ahlaki terbiye görmüş bir insan, ne işle ilgili olursa olsun bütün davranışları  adalet ve hakkaniyet duygusuna dayanıyor. Çünkü önce iyi niyet taşıyor. Güzel ahlak onda içselleşiyor ve onu özümsüyoor. Böyle kimseler hata yapsa da sicilleri temiz olduğu için hoşgörüyle bakılabiliyor, özürleri kabul görebiliyor.

Profösör

Esas Olan Şuurlanmadır.


Boynuna gömlek üzerine  fular bağlamış bir yazar; "Cumhuriyeti kuran kadrolar %2 Yahudi'ye  cumartesi, %0,5 Hristiyan'a pazar tatili verdin de; %80'i Müslüman olan halkına bir Cuma'yı çok gördün!.." diyerek hayıflanıyor. İslam'la diğer tahrif edilmiş dinleri bir araya getirerek hak arayışında bulunuyor. Yahudilik ve Hristiyanlıkta ibadet günleri bir güne mabedlerinde sınırlanmıtırş. Oysa İslam'da günde beş vakit ibadet vaktidir. Yeryüzü mesciddir. İstediğin yerde ibadetini yapabilirsin. Cuma'ya gelince Darül İslam ve Darülharb tartışmalarının içinde kendini buluverirsin.
.....
Haftada bir gün resmi dairelerde tatil yapılmaktadır. Ne  zaman tam anlamıyla dinle buluşacağız,  o zaman  şuurlanacağız. Şuurlu bir toplum, kalplerdeki, beyinlerdeki, zihinlerdeki bütün putları yıkıp yerle bir edecektir. Osmanlı toplumunda herkes kendi inancına göre ibadetini yerine getirirdi. Osmanlı adalet konusunda çok hassastı.  Osmanlıad merkeplerin bile haftada iki gün sahipleri tarafından çalıştırılmama hakları vardı. 
.....
Müslüman mahallesi ile gayri müslimlerin arasınadki farkı sokak kedilerinin davranışlarından anlayabilirsiniz. Müslüman mahallesindeki kedi sokakta bir adam gördümü, yanına koşar insanın ayamqklarına sürtünürdü. Beni sev, beni her zaman sev dergibiydi. Oysa gayrimüslim mahallelerindeki kediler, Uzaktan da olsa sokağın başında birini gördü mü, tabanlarını yağlar oradan hızla kaçardı.
.....
Biz nasıl isek; öyle yönetiliriz. Şuurlu olan bir toplum; hak almasını bilir. Bana şu hak verilsin diye el avuç açmaz. Hayıflanmak ve şikayet etmek yerine önce birey olarak kendimizi sorgulamadan geçirmek gerekir. Boynuna ipek fular bağlamak kimseyi yazar ve şair yapmaz. Top sakal bırakıp pipoyla poz vermek, kırmızı bere kullanmak kimseyi de ressam ve karikatürist yapmaz!.. Cumhuriyeti kuran irade eksik yanlış ancak bu kadarını yapabilmiş. Kısacası bir yazarın, bir şairin yapacağı çağrı ancak şuurlanma olmalıdır.

Profösör


2 Temmuz 2017 Pazar

Olgun İnsan Olmak


Ademoğlu  beşer olduğu kadar  aynı zamanda insandır. Onun beşer oluşu fıtratında var olan huy ve karektere göre hareket etmesi, zaman zaman zaaflarına yenik düşmesidir. İnsan oluşu ise, karekter eğitimi, ibadetleri sayesinde zaaflarını yenmesi, olgun insan olma yolunda azami gayreti göstermesidir. Zaaflarımızı yenmenin sırrı ilim sahibi olduğumuz kadar, ilmimizle amil olup irfana erişebilmemizdir. Bu suretle nefsi terbiye ve teskiye etmek, günahlara ve şeytanın hilelerine karşı korunaklı olmamız demektir.

Profösör

Ahlaklı Olmak


Ne cennet vaadinden, ne de cehennem korkusundan dolayı ahlaklı olunmaz.  Ahlak genlerimize yerleşmiş, hiç bir baskı görmeden ve  kendiliğinden sudur eden doğal reflekslerimizdir. İslam'ın cennet vaadi ve cehennem korkusunu bize hatırlatması ise inzar içindir.  Kulun adalet duygusu ve ahlaki iradeye sahip olmada nefsin zaaflarına karşı terbiye olmasının en büyük amilidir.

Profösör

Disiplini Şiar Edinmek


Herşeyi yerinde ve zamanında  yerine getirmek, adalet ve ahlak değerlerinde en yüce bir rütbeye sahip olmak demektir.  Bir kişinin disiplini şiar edinmesi, inancında ve davranışlarında hassasiyet göstermesi demektir. Züht ve takva sahibi olmak, ibadetlerimizi severek  yapmak,  iyilik sahibi olmak ve insani davranışlarımızı da ahlaki temele dayandırmak, Allah'ın rızasını kazanmak içindir.  

Profösör
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...